Ortak Akil Hareketi tarafindan planlanan "Aydinlik Yarinlar için Demokrasi ve Milli Egemenlik" adli mitinglerin ilki 28 Haziran'da Malatya'da yapilacak. Ortak Akil Hareketi Erzincan Koordinatörü olan Memur-Sen Erzincan İl Temsilcisi Temel Çiçek, "Oluşturulan platform tarafindan Türkiye'nin 7 farkli bölgesinde düzenlenecek olan "Aydinlik Yarinlar için Demokrasi ve Milli Egemenlik" mitingi, 28 Haziran'da Malatya'da Kernek Meydani'nda saat 16.00'da yapilacaktir. Türkiye küçük hesaplarin, küçük hedeflerin, küçük ufuklarin ülkesi olmayacaktir. Kader bunu Türk milletine yasakliyor" dedi. Memur-Sen Erzincan İl Temsilciliği binasinda basin mensuplari ile bir araya gelerek basin açiklamasi yapan Temel Çiçek, ?Memur-Sen, Hak-İş ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfi başta olmak üzere yüzlerce Sivil Toplum Örgütü "Yeni Anayasa ve Demokrasi Platformunu" oluşturmuş bulunmaktadir. Platform ülkemizin daha katilimci, sivil ve özgürlükçü bir anayasaya sahip olmasi için ve ülke yönetiminde oluşturulmaya çalişilan "egemenlikte meşruiyet krizini" aşma yolunda "Ortak Akil Hareketi Kampanyasini" uygulamaya koymuştur. Projenin özünü "egemenlik kayitsiz şartsiz milletindir" prensibini zedelemeden toplumsal hayatin her alanina hâkim kilmak oluşturmaktadir. Mitinge Malatya, Adiyaman, K.Maraş, Elaziğ, Diyarbakir, Sivas, Ş.Urfa, Bingöl, Gaziantep, Batman, Yozgat, Nevşehir, Niğde, Adana, Mardin, Kayseri, Erzincan, Osmaniye, Erzurum, Hatay, Mersin, Tokat, Siirt ve Ağri illerinden katilim olacaktir. ?Egemenlik Kayitsiz Şartsiz Milletindir?, ?Bu Memleket Bizim?, ?Bu Cumhuriyet Bizim?, ?Bu Devlet Bizim?, ?Türkiye?nin Geleceği Kararmasin?, ?Türkiye Dünyadan Kopmasin?, ?Demokrasi Yoksa Millet De Yok?, ?, ?Sosyal Devlet Yoksa Millet De Yok.? ?Hukuk Yoksa Millet De Yok? ? Demokrasi İçin Sonuna kadar? sloganlariyla eyleme geçen bu hareketin manifestosu ise şöyledir: Türkiye küçük hesaplarin, küçük hedeflerin, küçük ufuklarin ülkesi olmayacaktir. Kader bunu Türk milletine yasakliyor. Şan, şeref, insanlik dersleri ile dolu bir tarihin gözü üzerimizdedir. O tarihi bizimle birlikte yazanlarin gözü üzerimizdedir. Ağir vebal altindayiz. Bu coğrafyada, kendine saygisini ve güvenini yitirmiş , kendi kendisiyle cedelleşen; otomasyona bağlanmişçasina belli periyotlarla bütün kazanimlarini yitiren ve sürekli yeniden başlayan; sürekli enerjisini toprağa veren bu yüzden karşisina çikan firsat ve imkanlari fütursuzca heba eden bir ülke olma lüksümüz yoktur. Devletimiz olmazsa olmazimizdir. Türkiye için demokrasi, sadece muasir medeniyet seviyesine ulaşmanin yolu değil, ayni zamanda devletimizin beka şarti olarak da stratejik bir tercihtir. Hiçbir gerekçe, bu stratejik tercihin önüne geçemez. Aksi tutum ve uygulamalar vatana ihanettir.Bütün sorumluluk sahiplerine sesleniyoruz: Aklinizi başiniza alin! ?Hakimiyet bila kaydü şart milletindir? denmişse hakimiyet bila kaydü şart milletindir. Bu kabul duruma göre değişmez, değiştirilemez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu prensip üzerine inşa edilmiştir. Ülke yönetiminde yetki kullanan herkes ve her anayasal kurum yetkisinin kaynağini bu meşruiyet prensibinden alir.Millet egemenliğinin yaninda yada üstünde egemenlik tanimi yapmak veya o yönde bir yetki taniminda bulunmak , devletin meşruiyet temellerine yapilmiş apaçik bir saldiridir. Bize göre bugün; Türkiye?nin sadece demokrasisi değil, Devlet akli ve devletin varlik temelleri de büyük tehlikeyle karşi karşiyadir. İçinde bulunduğumuz ve siyaset zeminini destabilize etmeye dönük sürecin müsebbiplerine soruyoruz; Fazla değil, kisa zaman öncesine kadar hükümet krizleri altinda bunaldiğimiz dönemleri ne çabuk unuttuk? Buna bağli olarak, Türk Milletini bir gecede yari yariya fakirleştiren ekonomik krizleri ne çabuk unuttuk? ?Yönetilmeyen ülke? aczi içinde irtifa kaybettiğimiz yillari ne çabuk unuttuk? Halkin hür iradesi ile tesis ettiği ve alti yildir süregelen; bu ülkede yaşayan herkesin emniyet duygusunu günden güne pekiştiren istikrardan kim, niçin rahatsiz oluyor? Türkiye?nin istikrarli bir şekilde büyümesinden zenginleşmesinden kim niçin rahatsiz oluyor? Ülke insanimizin demokratik bir zeminde gerçekleştirdiği birlik ve bütünlük projesinden kim niçin rahatsiz oluyor? Dünyanin birinci ligine çikmanin eşiğindeki bir Türkiye kimleri, neden rahatsiz ediyor? Bu sürecin müsebbiplerine sesleniyoruz: Bilmelisiniz kİ, yapilanlari hukuki bulmuyoruz, adil bulmuyoruz, ahlaki bulmuyoruz, insani bulmuyoruz! Demokratik bulmuyoruz ve devlet gelenekleri ile bağdaşik bulmuyoruz! Halkin kahir ekseriyetinin iradesiyle oluşmuş bir siyasi tabloyu meşru bulmayanlar ve onu bozmaya çalişanlar bir kere daha düşünmelidirler. Yaşanan sürecin sonunda Türkiye yeniden bir siyasi türbülansa girer ve bütün kazanimlarini bir çirpida yitirirse; Halkimiz yeniden, kronik bir fakirleşmenin kahredici pençesine düşerse; Türkiye bir kere daha dünyada izole olur, bir kere daha çağdaş dünyanin onlarca yil gerisine savrulursa; Yeniden enflasyon patlar, işsizlik belasi bir kere daha ailelerimizi vurursa, Türkiye?nin birlik bütünlüğü üzerinde yeni fay hatlari derinleşir, yeniden kardeş kardeşin boğazina sarilirsa; Bütün bu kötülüklerin hesabini kim verecektir? ?Geçmişte de böyle şeyler yaşandi. Halk olup biteni sineye çekti? diye düşünenler yaniliyorlar. Artik yeter! Bu sefer sineye çekmeyeceğiz ! Bu sefer davamizin takipçisi olacağiz. Bütün sorumluluk sahiplerine sesleniyoruz: Halkin iradesiyle ve halkin eliyle tarihe gömülmüş kirli ve kaotik bir siyaset tarzini yeniden bu ülkenin başina bela etmeyiniz. Bu millet yetkin ve mümeyyiz bir millettir. O, kendi tercihlerini tashih etmeyi de her zaman bilmiştir, yine de bilecektir. O?na güvenin Bu millete güvenin, demokrasimize güvenin, milletin engin Devlet şuuruna güvenin. Bunlar bizim ortak değerlerimizdir. Değerler sistemimizin tahribi bu ülkenin başina gelebilecek en büyük kötülüktür ?diye açiklamada bulundu.